4 Eylül 2010 Cumartesi
Mülksüzler
"... Çünkü Urras'ta, biz Anarres'lilerin gereksinim duyacağı hiçbir şey yok, hiçbir şey! Yüz yetmiş yıl önce eli boş ayrıldık, haklıydık da. Hiçbir şey almadık. Çünkü burada devletlerden ve silahlarından , zenginlerden ve yalanlarından, yoksullardan ve sefaletlerinden başka bir şey yok. Urras'ta doğru hareket etmenin, temiz bir yürekle hareket etmenin yolu yok. İçine kar, zarar korkusu ve güç isteği girmeden yapabileceğiniz bir şey yok. Hanginizin diğerine 'üstün' olduğunu bilmeden ya da kanıtlamadan bir başkasına günaydın diyemezsiniz. Diğer insanlara kardeş gibi davranamazsınız, onları kullanmanız ya da aldatmanız, onlara emretmeniz ya da itaat etmeniz gerek. Başka birine dokunamazsınız, yine de sizi yalnız bırakmazlar. Özgürlük yok. Bir kutu- Urras bir kutu, bir paket, bütün o sarmalanmış, güzel mavi göğüyle, çayırları, ormanlarıyla ve büyük kentleriyle kutuyu açıyorsunuz, peki içinde ne var? Toz içinde, kapkara bir bodrum ve ölü bir adam. Elini başkalarına uzattığı için eli koparılmış bir adam. Sonunda cehennem'e vardım.Desar haklıydı ; Urras başka bir şey değil; Cehennem Urras."
Mülksüzler...
