Ben ıssız bir ovanın kum tepelerinde öylece doğdum,
bir kesif orman olsun için dikilmiş ağaçların gölgesi,
kıyısında derelerin nereye sürgün bilinmez suları ve,
sizlerin yarattığı bu mebzul sıkıntıların tam ortasında,
bir çağın en kırılgan, en olmadık yerinde, öylece doğdum,
iki tekerlek üzerinde yeryüzünü tanımaya koyulmuştum ki,
düşerek ve kanatarak avuç içlerimi, öğrendim acı çekmeyi,
öyle ya, soğuyan çaylar gibi terk edilmiştim taşrada,
tam yerinde okşayışların anlamı, ağaç boy veriyormuşçasına,
damların üstünde, pencere önünde bu yağmur ve sevi,
daha çocuktum anlamazdım sigarayı yalnız içmeyi.
Kalemle kaset sarardık ki sezen çalsın böyle de olabilirdi,
ilişikli yaşamaktı bu, aralarına katılmaktı, ama olmadı,
yampirik yaşadık, öyle büyüdük, öyle de yaşlanıyoruz.
Biz tan yeri, duraklarda beklemekle geçen yaşamlardanız,
bu nedenle izin verirseniz aşık olmamız gerek,
zira çirkinliğimizin lamazi bir tarafı var ki insan bir yerde,
insan olur olmadık her yerde kaçmak istiyor,
elbette ki geçtim, yanınızdan, yalnızlığınızdan,
yalnızlığınız oldum sizin farkedin istedim,
– ama insan birini sevince yeni kelimeler öğreniyor,
ben de kalkıp seni seviyorum, böylece çayın bir tadı oluyor,
insan erken uyanıyor sabahları – yalnızca söylemek istedim.
Tuhaf bir oyun bu, meçhul semtin bir yerlerinde,
söz gelimi Pera’da oturduk, sokak aşkla kalabalıktı,
şimdi öyle değil bankalar var artık; öyleyse bitti,
yeni caddeler açtık kendimize, uzun caddeler,
bir betisi olsun binaların diye önlerinde el tutuştuk,
başka türlü yapamazdık.
-Peki dört tarafı karayla çevrili
deniz parçasına ne demeli?-
Ben bu hayatı bir kedinin iç dünyasıyla yaşadım,
şimdi oyunlardan sırf zararlı diye mi vazgeçeyim,
bilirsiniz ne kadar sevdiğimi mesleğimi,
bilirsiniz iyi uydururum aklıma her geleni,
öyle ya bir uygarlığı yaşıyoruz -olsun o kadar-
çünkü başka bir yerde yosun tutacak bu sözlerimiz,
ama insan bir şehri sevince denize binmeyi öğreniyor,
ben de kalkıp vapurları kovalıyorum.
-Peki dört tarafı karayla çevrili
deniz parçasına ne demeli?-
.
.
.
Mehmet Kahraman