"üzgün olmaktansa öfkeli olmayı yeğlerim.." – Ulrike Meinhof
‘Dünyayı , bu acımasız ayrımı izleyerek algılayan biri için , artık normal , masum , doğal olan hiçbir şey yoktur.. Her küçük ayrıntı ‘yanlış hayat’a dayandırıldığından , kuşkuludur.. Kişi , hoşuna giden , beğendiği şeyler konusunda , iki kat dikkatli olmak ve daha fazla kuşkulanmak zorundadır.. Adorno , sakatlanmış yaşamdan yansımalar’ında şunları yazar : ‘artık zararsız olan hiçbir şey yoktur.. Çiçeklerin üzerine düşen şiddet gölgesi görülmediği anda , bahar dalı bile yalana dönüşür ; ‘ne kadar hoş’ gibi masum bir ünlem bile mide bulandıracak kadar nahoş bir varoluşun mazereti olur.. Artık güzellik ve avuntu yoktur – korkunç olanı gören , ona dayanabilen ve olumsuzluğun avuntusuz bilinci içinde yine de daha iyi bir dünya olasılığına bağlı kalan bakıştan başka..’
‘Ulrike Meinhof’un da bu melankoliyi iyi tanıdığına ilişkin işaretler var.. Ulrike’nin , sık sık bir saniyeden diğerine şiddetli bir depresyonun içine düştüğünü anımsayan Ruth Waltz , bir defasında Ulrike’nin eve geldiğini , mevsimlerden ilkbahar olduğu için güneşin odayı iyice aydınlattığını , masanın üzerinde içinde laleler olan bir vazo durduğunu , bu görüntü karşısında ‘çok melankolikleşen’ Ulrike’nin şöyle dediğini anlatmıştır : ‘ne kadar güzel.. ne kadar aydınlık.. insan neden hep böyle yaşayamıyor..’
Alois Prinz..
‘beyninizin infilak edeceğini , (kafanızın parçalanacağını , patlayacağını) , omuriliğinizin beyninize sokulduğunu hissedersiniz..
Ruhunuzu da dışarı itiyormuşsunuz hissine bir türlü engel olmazsınız..
Hücreniz hareket ediyormuş gibi gelir size.. Uyanırsınız , gözünüzü açtığınız gibi hareket etmeye başlayan hücre , öğleden sonra güneş girdiğinde aniden durur.. Hareket hissinden bir türlü kurtulamazsınız..
Herhangi bir sübapı olmayan çılgın bir saldırganlık.. en kötüsü bu.. sağ kalma şansınızın olmadığını bilmeniz..’
Ulrike Meinhof (Mektupları , Tecrit Hücresinde Yaşadıklarından..)
‘ya sorunun bir parçasısın ya da çözümün.. ikisinin arası yok..’
Ulrike Meinhof

