4 Ocak 2011 Salı

Bir Okyanustan Diğerine Kaç Saatte Gidilir?


Ben de sevmezdim,
hayatta sevmem dediğim her şeyi  zamanla sevdim.
Ne garip…
Öyle ki;
bizim çağımızda Berlin Duvarı yıkıldı,
kolay değil, kaybedilmiş bir jenerasyonun çocuklarıydık
hepimiz.
Hayal kırıklığı yaşayanları sevdim.

Bir kapı açıldı ben gökyüzünü doldurdum kapattım
herkes buradaysa devam edebilirim
dilencileri sevdim, sokak kedilerini,
eğilmesin istedim hiç kimse; ben boyarım kendi ayakkabılarımı
teşekkürler çocuk…
Yapamayacağım işlere kalkıştım,
ben bir kapı açarım: çıkın dışarı.
Duymak istemeyeceği şeyler söyledim insanlara
insanlar duymak istemediği şeyleri duymak istemezler.
duymak istemezler, çünkü duymak istemiyorlar.
burada bir mesaj yok, ben bir kapı açarım
kimse gelmesin. Yalnızım böyle de devam edebilirim,
sokakları çok sevdim, ben sokakları hiç sevmezdim.
sokaklar bir şehrin atardamarlarıdırlar. Otururum köşesine pıhtı yaparım,
      tıkarım…

Sevmek radikal bir tutumdur.
insanlar birbirlerini sevmezler tahammül ederler,
daha öğreneceğim çok şey var, erken yatmalıyım.
Hani bir masal vardı, bir adam bir çocuk bir dede.
dede ölüyordu masalın sonunda.
dede niye ölüyordu. Dedeler erken ölürdü.
benim ki altı yaşımda öldü.
yastığımda bir avuç fındıkla uyandığım son gündü.

Sonra ben bir kapı açtım gelsin diye herkes.
doldurdum içeriye, şarap içtik. Bukowski aklıma geldi.
derken ben bir kalem aldım elime,
kağıt fazla lüks şuan, yazacak çok yer vardı zaten.
adının baş harflerini yazdım çok utandım.
çıktım dışarı;
“Siz kalın”.

Gitmek kelimesi sözlüğün en başına konmalı.
her şeyin başı güzelmiş çünkü.
bir plak dakikada kaç tur atar, aklım orada kaldı.
Kalmak…bu kelimeyi sözlükten çıkarmalı…

Yanlış bir zamanda geldik dünya’ya;
bravo sana Tanrı
kimin hangi çağda yaşayabileceğini düşünmelidir bir Tanrı.
Ben bir kapı açarım, içeriyi denizlerle doldururum.
Atlas, Hint, Akdeniz…
içlerinden en çok Akdeniz. En çok o sarhoş ederdi beni sıcak sahil akşamları.
sonra bir gün Atlas’ın güneyinden bahsettiler bana. Küçük bir ülke varmış,
insanların orada mutlu olduğunu söylediler; çocuklar acıkmıyormuş.
bir sigara istedim yan masadan, bana kötü gözle baktılar.
paylaşmak ne zor şeymiş, oysa ben her şeyimi paylaşmayı sevmiştim.

Ben bir kapı açarım.

Mehmet Kahraman