4 Ocak 2011 Salı

En güzeli gerçekleri söyleyerek yapılır

Hücrelerim saçmalıyor,
Geldiniz, amenna.
Bugün çok efkarlıyım,
Kapıma acıyla yaklaşma ; üşürüm.
Sonra yalnızlık üzerine konuşulageldi,
Dedim ki yalnızlık konuşulmaz.
Konuşmak zaman kaybı,
Ne saçma,
Bir mavilik geldi gökyüzünden aşağılara,
Mavi gezdi dolaştı,
Kirlendi lacivert,
Huzursuz lacivert.
Masalcı romantik sen de kimsin?
Dünya gerçekçilerin dünyası,
Ve iki adımlık yer küre,
Senin tüm arka bahçelerini gören var,
O işte,
Benim düşlerimde.
Saydım,
Otuz yedi basamak.
Söz ile mısra arasındaki platonik aşk,
Hadi gel de kedileri izleyelim.
Benim kendime ait ayaklarım var,
İkisi de yoğun bakımda.
Ellerim ellerine tesadüfen değerse,
Korkarım;
Bizi şöyle alırlar, götürürler ve
Öyleyse dedim,
Söz sükutsa altında gümüştür.
Benim kendime ait yerel son baharlarım var.
İnanmazsan soluk al da bak.
Sen yanıma yaklaştıkça,
Sol tarafım bağımsızlığını ilan ediyor.
İnat değil mi?
Ayrılıkgeçencümlelerbitişikyazılıyor.
Bu gece ay’ı görmek istedim,
Böyle şehirlerde,
Kolay bir uğraş değil bu,bilirim,
Yakıcı bir rüzgardan hüznün dalgalanır,
Gelir gelir de dibimde duraklar,
Yelkovan yorulur, mola verir,
Bir sancı bırakır da,
Sokakta insanlar birbirlerine ayrılır.
Sokakta insanlar birbirlerinden sarılır.
Sokak mızıkacısı ölümden yalnızdır.

Daha sonra düzeldi her şey ve güzelleşti.

Mehmet Kahraman