Konu kapandı,
başarısızlığa yaklaştıkça taşlanıyorum,
noksan yönlerimden bahsediyorum sana,
alkışlanmak için beklemeyi ölüyorum.
Ah benim yalnız ve güzel ütopyam,
bana şimdi ortalama üç dakikalık mutluluk lazım.
neresinden tutsam elimde kalmıyor,
kendimle çelişmek, tutarsız olmak istiyorum…
Bir gün bir ses işittim parmaklarım acıdı,
benliğimi yererek övüyorum ki insan her şeyi düzeltemiyor,
söz gelimi kinayesiz Türkçe öğrenebilmem için erkenden uyumalıyım,
gerçekleştirilmek için piramidin tepesine çıkıveriyorum.
Durup durup aklıma gidiyorsun,
ben de senden benliğimi alıp kendime geliyorum,
öyle bir işe yarıyorum ve bırakıp başımı gidiyorum ki şaşırırsın,
çizdiğim üçgenlerin en kısa kenarlarına, bir yerlere ilişiyorsun…
Üşenmedim parmağımı yanağında gezdirdim,
parmaklarım dolaştıkça resmini çizdim boşluğun atomlarına,
yeter diyorum, tutamıyorum, tutunamıyorum, düşüyorum,
dudaklarına, oradan ağzından bitiyorum, ağzından başlıyorum kadın…
Herşey neden bu kadar güzel olmak zorunda?
Konu yeniden kapandı.
Mehmet Kahraman
