15 Ocak 2011 Cumartesi

Bakmayın Öyle Sorduğuma...

Uyumaktan yorgun düşüp,
Dinlenmek adına yeniden yatıyorum.
Mazruf kadar anlamım olsun,
Ulaşırken uğradığım şehirler kadar,
Anlamım olsun istiyorum.
Bir an geliyor,
Seni başka türlü söylerken,
Aynalara gidiyorsun,
Zarflara gidiyorsun,
Zarflara sığıyorsun,
Sıkışık yaşamlara,
Dillere zümreleşiyorsun…
Bütün bu hengamede,
Ellerin diyorum; ellerinsiz yaşarım,
Ellerinsiz Melek Tavus kadar kovulgan,
Şiirler geçer üzerimden, şiirlere giderim.

Herkes kadar herkesten, az biraz
Herkeslerden öylesineleşiyoruz.
Öylesinelerden biri oluyor,
Öylelerinden bir çift göz, bir tutam saç,
Bir takım problemli adamlar oluyoruz.
Şu kalabalıklarda yalnızlık hikayeleri dolaşıyor,
Bak, tam şu tarafa,
Kulaktan kulağa, baştan ayağa, soldan sağa,
Herkes bir diğerinden daha yalnız bu kentlerin,
Gereği düşünülememiş, gerçeğin daha da gerçekliğinde.

Sana bir şeyler diyememenin sınırındayım,
Işıklarla düğüm atıyorum karanlığa,
Bilesin, yaşamak; garantili bir intihar biçimidir.

Mehmet Kahraman